TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda “genel ahlak” vurgusu; İYİ Partili Özlale: Genel ahlakı nasıl tanımlayacağız?

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, AKP’nin Konutların Turizm Amaçlı Kullanılmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri başladı. Teklifin etki analizinde, günübirlik tesislerden oluşan kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün 51,6 milyar lira olduğu belirtildi. İYİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, günübirlik tesislerin güvenlik açısından denetlenmesi gerektiğini ancak denetleyecek kamu kurum ve kuruluşunun teklifte yer almadığına dikkat çekerek, denetim gerekçesinin “genel ahlaka aykırı durumlar” olarak açıklanmasını eleştirdi. Özlale, “Demişsiniz ki, genel ahlaka aykırı durumlar. Genel ahlaka aykırı durumu tam olarak belirleyebilir misiniz? Oraya giren kişi genel ahlaka aykırı durum olup olmadığını nasıl tespit edecek? Konusu suç teşkil eden durumlar dersiniz, bunun tanımlaması yapılabilir ama genel ahlak dediğiniz zaman burada çok büyük belirsizlik çıkıyor. Kim denetleyecek, hakim kararı ile mi girilecek bu evlere? Genel ahlakı nasıl tanımlayacağız biz?” diye sordu.

Anka’nın aktardığına göre AKP’nin Konutların Turizm Amaçlı Kullanılmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülüyor. ‘Torba kanun’ yöntemiyle getirilen teklifin etki analizinde; kolluk kuvvetlerinden edinilen verilere atıf yapılarak, Türkiye genelinde turistik amaçlı 30 bin 808 günübirlik tesiste, 425 bin 902 kişinin kayıtlı şekilde konakladığı belirtildi. Analizde, turizm amaçlı 80 bin konutun kayıt dışı olarak kiralandığı belirtilerek, yıllık 51 milyar 638 milyon liralık kayıt dışı gelir elde edildiği tespiti yer aldı.

“Hani bir daha torba kanun gelmeyecekti?”

Usule ilişkin söz alan CHP İzmir Milletvekili ve Komisyon Sözcüsü Rahmi Aşkın Türeli, Komisyon Başkanı Mehmet Muş’a “Sayın Başkan hani bir daha torba kanun gelmeyecekti?” diye sordu. Türeli, “torba kanun” yöntemini eleştirerek, “Bu kanun yapma, tekniğine aykırı. İki tip kanun var bizim mevzuatımızda, kod kanun ve çerçeve kanunlar. Kod kanun demek kendi içinde bütünlüğü olan kanun demektir. Kendi içindeki bütünlüğü ile görüşülmesi, birbiri ile ilişkili olan maddeler. Çerçeve ise birbiri ile ilişkisiz olan kanunlardır. Bizim sistemimiz kod kanunu benimsemiştir. Burada önümüze gelen kanun teklifi içinde 6 altı ve geçici madde kod kanuna uyuyor. Çünkü kendi içinde bütünlüğü var. Zaten bakın ilginç olan da şu, kanunun adı şu ‘konutların turizm amaçlı kiralanması’ deyip ondan sonra bazı kanunlarda değişiklik yapılması. Bu böyle yazılmış başlığa, bunun başka kanunları da içerdiği söylenmiş ama baktığımız zaman şunu görüyoruz. Bu kanunun amacı, konutların gerçek ve tüzel kişilere turizm amaçlı kiralanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesi. Diğer kanunlar burada yok. Kanun tekniği içinde bu gelen teklif çok ciddi çelişki içeriyor” diye konuştu.

“Tali komisyon neden çalışmıyor?”

Türeli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Burada bir kısım vergiye ilişkin mali haklar, ekonomik hükümler, cezalar, idari para cezaları, eğer bunlar varsa, bu mali hükümleri içerdiğini söylüyorsak o bütün kanunlarda var, bütün komisyonlarda görüşülen işlerde var zaten. Yani bu kanun, bu gelen kanun teklifi Plan ve Bütçe Komisyonu ile ilgili değil; bunun gitmesi gereken yer, doğru olan adres asli komisyon olarak Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu olmalıydı ve orada ayrıntısıyla görüşülmeliydi. Bu kanun teklifi asli komisyonu olarak Plan ve Bütçe Komisyonu’na geldi. Ancak tali komisyon görüşmesini yapmamış, tali komisyon neden çalışmıyor? Parlamento hukukunu yine ayaklar altına alıyoruz. O zaman niye tali komisyon var? Sonuç itibarıyla böyle bir mantığın ihtisaslaşma üzerinden kurgulandığı ve komisyonlar oluşturulurken görev ve bilgi alanlarına göre belirlendiği bir yapı var ancak burada, konunun uzmanı olan arkadaşlarımız var. Özellikle bize bu kanun geldiği andan itibaren, Meclis gündemine gelince kendileri de söylediler ve ‘Nedir, biz bu konuda ne yapabiliriz yani bu tali komisyon olarak?’ Fakat anlaşılıyor ki tali komisyon çalışmamış. O konuya ilişkin olarak, Sayın Başkan, tali komisyondan size gelen bir metin var mıdır? Size gelen bir cevap varsa onu lütfen arkadaşlarımıza burada, komisyon üyesi arkadaşlarımıza dağıtalım.”

“İnsanlar odalarını kiraya muhtaç oldukları için veriyor”

Sunumun ardından söz alan HDP Muş Milletvekili Sezai Temelli, günlük kiralık evlerin tamamının turizm sektöründe olmadığına dikkat çekerek, “Günlük kiralama meselelerinin altında yatanlara baktığımızda, bu meselenin altında çok ciddi sosyal sorunlar var. Yoksulluk, geçim sıkıntısı, nöbetleşe yoksulluk yaşanıyor bu ülkede. Bu nöbetleşe yoksulluğu aslında bir yerde paylaşılmasıyla alakalı bir konuyu konuşuyoruz. İnsanların odalarını kiraya vermek zorunda kalıyorsa, bir yeri işlettikleri için, turizm işletmecisi oldukları için değil. Muhtaç oldukları için veriyorlar. Bu meselede toptancı bir yaklaşım ile meseleyi ele aldığınızda, hiçbir farklılığı gözetmediğinizde diyorsunuz ki ‘Ortada 51 milyar liralık kayıt dışı ekonomi var, bunu engelleyeceğiz, ortalama yüzde 20’den vergileseniz, şu kadar vergi kaybını önleyeceğiz’” dedi.

“Denetim gerekçesi, ‘genel ahlaka aykırı durumlar’ demişsiniz, genel ahlakı nasıl tanımlayacağız?

İYİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale ise günübirlik tesislerden vergi alınabileceğini ancak evini turistik amaçlı kiralamak isteyenlere oturduğu apartmandaki bütün ev sahiplerinden izin alma şartının getirilmesini eleştirerek, “10 katlı bir apartman düşünün, 40 daireden oluşan. Öyle bir şey yapıyorsunuz ki, kısa dönemli evini kiralamak isteyen kişi, 39 tane dairenin onayını almak zorunda. Oy birliği ile oy çokluğu ile değil. Bu başlı başına bu sektörü, sektörün dışına atmak” dedi.

Özlale, günübirlik tesislerin güvenlik açısından denetlenmesi gerektiğini ancak denetleyecek kamu kurum ve kuruluşunun teklifte yer almadığına dikkat çekerek, denetim gerekçesinin “genel ahlaka aykırı durumlar” olarak açıklanmasını da eleştirdi. Özlale, “Demişsiniz ki, genel ahlaka aykırı durumlar. Genel ahlaka aykırı durumu tam olarak belirleyebilir misiniz? Oraya giren kişi genel ahlaka aykırı durum olup olmadığını nasıl tespit edecek? Konusu suç teşkil eden durumlar dersiniz, bunun tanımlaması yapılabilir ama genel ahlak dediğiniz zaman burada çok büyük belirsizlik çıkıyor. Kim denetleyecek, hakim kararı ile mi girilecek bu evlere? Genel ahlakı nasıl tanımlayacağız biz?” diye sordu.

MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da teklifi eleştirerek, günübirlik evlerin kayda alınmasının amaçlandığını ancak bütün binadaki mülk sahiplerinden izin alınması zorunluluğunu eleştirdi. Kalaycı, “Belgelendirmede binanın tüm kat maliklerinin oy birliğine arıyoruz. Bu bana biraz uygulanamaz geldi. Bunun içinde kurumsallar var, rezidansı var adamın. O ne yapacak? Bir kişi her şeye taş koyabilir. Kentsel dönüşümde bile oy birliği değil” dedi.

Teklifin görüşmesi milletvekillerinin konuşmaları ile sürüyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x